Sevdiğiniz şarkı sözleri ♫ ♫

    This site uses cookies. By continuing to browse this site, you are agreeing to our Cookie Policy.

    • Sevdiğiniz şarkı sözleri ♫ ♫

      Bu konuda klasik forum oyunlarından.

      En sevdiğimiz, beğendiğimiz bizi bizden alan şarkı sözlerini birbirimizle paylaşıyoruz.
      Hatta sizi nasıl etkilediğini neden etkilediğini sizin üstünüzde bıraktığı etkiyide bizimle paylaşırsanız çok hoş olur.


      Ülkem benim
      Ülkem benim
      Garib hüzünler içinde mahzun
      Ülkem benim
      Boynunu asla bükme
      Bükme o mağrur boynunu
      Ülkem benim
      Seviyorum seni hiç bir şeyi
      Sevmediğimgibi .ülkem
      Memleketim
      Üzme asla canını
      Hangi günü gördün akşamı olmamış
      Elbet hak dönemidir
      Bulur her şey yerli yerini
      Memleketim, memleketlim
      Memleketim benim, memleketlim
      Aldığımdan daha güzel
      Veremezsem seni çoluk çocuğuma
      Lanet olsun bana
      Hele okudukça istiklal harbini
      Inan bana

      Ülkem benim, memleketim
      Canım cananım
      Yegane sevgilim
      Hiçbir şey uğruna vazgeçemediğim
      Memleketim

      Cem KARACA


      Memleket sevdası üzerine yazılmış en içten, en güzel şarkı olduğunu düşünüyorum.







      sponsored by sudafed, nurofen and apranax fort.
    • Tabirimiz en uzağından gelir domuşuk hamiline
      Mahzenimiz ilgi duyar düşüncelerin tamirine
      Git söyle sahibine sek vursun katibine
      Rahlene dolar üstünden koyiim imam hatibine

      Bakmıyorsun tahsiline gençler okur azzim ile
      Girmek için 'ben mümin' mi yazacak CV'sine
      Maneviyattan sana ne lan sen sahip ol testisine
      Rezzilsin nefsin ile kopsun s*kin mermi ile

      Aksesuar beynin hapşırınca çıkar burnundan
      Mikropların gider öper mazlumların anlından
      Kan damlar çarkından en masum hayrından
      Biz düştük zullümlerin gayrete gebe karnından

      Erimez, erimez, erimez, erimez.

      Buzlarım, omuzlarım
      At gözlüklü domuzların
      Yükünü taşır ayazdayım
      Bir annenin döktüğü yaştayım ben

      Bu şarkı benim imamhatip sevgimi özetler nitelikte.
      Aptal ile tartışmaya girme, dışarıdan bakan farkı anlayamaz.

      Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep.
      Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır.
      Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir.
      İnsan ayrılığı yapmamaktır, aşırılığa gitmemektir.
    • 1923`ün ılık bir ekim sabahında
      Kayaların toprağa dikine saplandığı yerde doğdum
      Toprak anayla kaya babanın oğluyum ben
      Toprak anam sevgi dolu, bereket dolu
      Toprak anam sessiz, ama toprak anam dopdolu
      Toprak anam toprak anam Anadolu
      Babamsa sağı solu belli olmaz
      Bir gürledimi yer yerinden oynar
      Göğsünde çatırdamalar olurmuş
      Onun için derdi, onun için sayısız irili ufaklı
      Kaya parçaları vardır bu topraklarda
      Ve sen benim oğlum Ve sen kayaların oğlu
      Bu taşı toprağı birarada tutacaksın
      Kolay değil kayaların oğlu olmak
      Kuzeyden esen rüzgara
      Güneyden gelen kavurucu sıcağa
      Karşı koruyacaksın onları
      Kolay değil, kolay değil Kayaların oğlu olmak
      2023`ün ılık bir ekim sabahında
      Bacaklarımda hafif bir uyuşma ile uyandım
      Ve sankı yüz yıllık ulu bir çınar gibi
      Kök salmaya başladım o sabah
      Ve ilk kez sağımda solumda asırlardır
      Durmakta olan diğer çınarları farkettim
      Doğudan hafif bir seher yeli yükseldi
      Ve asırlık çınarlar benide aralarına aldılar
      Ve 2023`ün ılık bir ekim sabahında
      Yeni bir kayaların oğlunun doğuşunu
      Beraberce seyre koyulduk...


      "Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. "

      Mustafa Kemal Atatürk

      Şarkı Barış Manço'nun "2023" isimli eseri. Beni nasıl ve hangi yönden etkilediğine gelecek olursak şarkıyı dinleyen herkes anlayacaktır.
      Aptal ile tartışmaya girme, dışarıdan bakan farkı anlayamaz.

      Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep.
      Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır.
      Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir.
      İnsan ayrılığı yapmamaktır, aşırılığa gitmemektir.
    • Uzundur bu yollar
      Giderim gözüm kara
      Sanma ki dönmem sana
      Beni bekle, seni ben alam
      Ola ki vurulmuşum
      Senden beterim yalnız
      Kurulmuşum dağ başında
      Nöbetteyim sevdalı
      Yaralıdır can-ı yüreğim
      Hasretinle erir giderim
      Seni nasıl unutsun bedenim
      Gözüm dalar gariplenirim
      Vurulmuşum besbelli
      Dolanmışım yar beline
      Bir türkü tutturmuşum
      Ağlamaklı hasrete
      Yaralıdır can-ı yüreğim
      Hasretinle erir giderim
      Seni nasıl unutsun bedenim
      Gözüm dalar gariplenirim
      Suavi

      Yıllar önce bir yaz akşamı terasta otururken radyoda çalmaya başlamıştı bu şarkı. Henüz kız arkadaşımdan ayrıldıktan sonraki bocalama sürecini yeni atlatmıştım. Daha önce dinlemediğim bu şarkının sözleri ciğerimi parçalayıp geçmişti sanki. Önümde batmakta olan güneş, kulaklarımda bu şarkı Suavi'nin eşsiz sesi ve arkamda bırakmış olduğum güzel günler. Aklımda tek bir düşünce sevinçleriyle, huzuruyla, eşsizliğiyle, mutsuzluğuyla, umutsuzluğuyla, imkansızlığıyla hatta ve hatta Attila İlhan' ın dediği gibi ayrılığıyla tüm bunlar sevdaya dahildi.







      sponsored by sudafed, nurofen and apranax fort.
    • Gözyaşım kurak
      Bak bu son durak
      İndim yürüyorum
      Harcayıp attın
      Sen bizi sattın
      İnanamıyorum
      Nasıl bir yalan
      Koynumda yılan mı
      Besledim yani
      Ölümü şaka
      Sanmışsın demek
      Ben hiç gülmüyorum
      Seni benden başkası kesmez asla
      Bi ben etmez kimi ister çarp çıkar topla
      Pişmanları oynayacaksın sonra
      Bi merasimle döneceksin o gün ana yurda
      Yanıyo yanıyorum
      Sayıyo sövüyorum
      Bitmeyen hesabım var
      Almaya geliyorum
      Yanıyo yanıyorum
      Bir ihtimal biliyorum
      O da ölmek senin için
      Değer mi hiç sanmıyorum
      Gözyaşım kurak
      Bak bu son durak
      İndim yürüyorum
      Harcayıp attın
      Sen bizi sattın
      İnanamıyorum
      Seni benden başkası kesmez asla
      Bi ben etmez kimi ister çarp çıkar topla
      Pişmanları oynayacaksın sonra
      Bi merasimle döneceksin o gün ana yurda
      Yanıyo yanıyorum
      Sayıyo sövüyorum
      Bitmeyen hesabım var
      Almaya geliyorum
      Yanıyo yanıyorum
      Bir ihtimal biliyorum
      O da ölmek senin için
      Değer mi hiç sanmıyorum
      Yanıyo yanıyorum
      Sayıyo sövüyorum
      Bitmeyen hesabım var
      Almaya geliyorum
      Yanıyo yanıyorum
      Bir ihtimal biliyorum
      O da ölmek senin için
      Değer mi hiç sanmıyorum
      Yanıyo yanıyorum
      Sayıyo sövüyorum
      Bitmeyen hesabım var
      Almaya geliyorum
      Yanıyo yanıyorum
      Bir ihtimal biliyorum
      O da ölmek senin için
      Değer mi hiç sanmıyorum

      Son dönemlerin en manalı cümleleri :')
    • bir siyah beyaz fotoğrafım ben tozlu raflardayım
      eski albümlerde
      yağmurlu günlerde
      alçak gönüllü bir su birikintisiyim
      Şehrin karanlık
      sokaklarında
      donu düşük
      çocukların yaptığı
      kağıttan bir gemiyim.
      yüzüyorum, yüzüyor muyum?
      bilmiyorum
      bilmiyorum.
      bir gün batımıyım güneyde
      bir akşam vaktiyim
      ucuz bir şarabın
      şişesiyim denizde
      yüzüyorum, yüzüyor muyum? bilmiyor musun?
      bir gün
      bir yağmur sonrası
      siyah beyaz
      bir fotoğraf bulacaksın yerlerde
      işte o an bir kıpırtıyım yüreğinde.
      ve iki damla yaş
      olacağım güneşli gözlerinde
      gözlerinde...


      Babamın öldüğü gün birine aşık olmuştum. Bazen öyle olur, her şey üst üste gelir. Polis olmasaydım, katil olurdum. Çünkü sahici bir sarsıntı sahte bir dengeden iyidir. Binlerce ceset, binlerce katil ve bir evlilik gördüm. Seni, intihar etttiğin gün tanıdım kızım. Seninle o gün barıştım. Şimdi sadece geceleri yapayalnız ve yalınayak anlayabildiğim şeyler var. Şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var, bütün çaresiz insanlar gibi, dağılan bir okul gibi. Acılarımız da birbirine benziyor artık kızım. Birbirine benzeyen parmaklar gibi, ama her birinin eşsiz bir izi var. Bazen gözlerim doluyor karanlıkta ama fısır fısır konuşmaya başlıyorsun kulağımın dibinde hiç susmuyorsun. Ağlamama asla müsaade etmiyorsun. Her şey affedildi babacık diyorsun. Hiç ayrılmayacağız diyorsun. Keşke hep yanımda olsaydın diyorum öyle konuştuğunu duyunca. Bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz diyorsun sen bana. Ama kar taneleri birbirine benzemez ki kızım. Cesetler de benzemez. Ama bir cinayet başka bir cinayeti hatırlatır her zaman. Koşan atlar, düşen atları hatırlatır. Yağmur yağar, durur, tekrar başlar, yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir. Beşikten mezara kadar. Karanlıkta herkesle çarpışabilir insan. Yalan mı söylüyorum sana? Affet beni kızım, affet. Bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı ki kızım.



      Bu şarkıların hikâyesini anlatma işi hoşuma gitti. Bu şarkı benim için Türkçe nothing else matterstır. Pilli Bebek ilk konserine gittiğim grup, Fotoğraf şarkısıda ilk eşliğinde bira içtiğim şarkı. Bunlar yetmezmiş gibi ilk blogumu da bu şarkı eşliğinde yazdım. Aramızda herhangi bir şey hakkında yazı yazan kişiler varsa ne demek istediğimi anlayacaktır. Bir konu hakkında yazmaya başlarken en zor kısım hep ilk cümledir. İlk cümleyi yazdıktan sonra gerisi kendiliğinden akar yolunu bulur. Bu şarkı bana binlerce ilk cümle kazandırdı. Ankarayı avucumun içi gibi bilmeme rağmen bu şarkıyı dinlerken hiç girmediğim sokakları olduğunu hissediyorum. İşte böyle bir şarkı Pilli Bebek - Fotoğraf.

      Edit: Bunu da bu şarkıyı dinlerken yazıyorum...



      Aptal ile tartışmaya girme, dışarıdan bakan farkı anlayamaz.

      Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep.
      Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır.
      Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir.
      İnsan ayrılığı yapmamaktır, aşırılığa gitmemektir.
    • Kendine bile katlanamayan bir adamım ben artık mualla!
      Anlayacağın yürekten yedik yiyeli façayı,
      Hani o ilk aşk dokunuşundan;
      Yani geç gelince yeni yetmelik ağıran saçlardan
      Sen kurtulursun aslında kırklanırsanda…
      Olsa olsa teneşir paklar beni…
      Sonrasında kırkımdan!

      Kendine bile inanmayan bir adamım ben artık mualla!
      Tanrı var mı? yok mu?
      Nerdedir derdi nedir?
      Felsefik takılma şimdi ben kendime salıncak yapmışken alkolik efkarlanışlardan,
      Sallanıyoruz bak fena mı
      Sen kucağımda…
      Hayalden falan…
      Saçlarını da okşarım birazdan
      Ellerini de tutarım hatta…

      Bozma işte fiyakasını çok durmıcak zaten kanımda
      Gerçi sen beni kansız da sanırdın gamsız da ama…
      Ben içanaboşu bir türkçeyle anlatmaya çalışırken sana içimin akışını
      Sen fransız lügatından yan çevirmiştin hatırlarsan….


      Neyse ne, artık zamanlarındayız değil mi 'artık mualla'?
      Bakışın fingirderken gözbebeğimin içine içine
      Tam belinden yakalarken hadiseyi
      Zorla güzellik değilse de zorbadır güzellik,
      Öğrenirken kaçışsız…
      Teslim olmadım da ben esir alındım sayarsın 'artık!Kelepçelendim lan sana
      İki gözün bir dizi parmaklık….

      Ölümüm olacaksın diye fısıldayan O ahmağı
      Unutmasan ne çıkardı ulan?
      Bilmem kaç santimden başka Ne boşluk kalırdı içinde?
      Yüreğin çok mu doluydu, yersiz kaçtım bütün vakitlerinde?
      Unutkan randevulaştığın hani…
      Hep sonradan….
      Kendine bile eğreti bir adamım ben artık mualla….
      Ellerim ceplerimde
      Ne zaman sokaklara serseri dalsam…
      Aklımdasın…
      En saklımdasın hala…
      Öylece ortada duran..

      The post was edited 3 times, last by DARK ().

    • Dalıyor gözlerime, uzaklarda aramasan da
      Doyamadım özlemine, tuzaklar var yollarında
      Dalarım gözlerine, kanarım yine sözlerine
      Yansam da doyma küllerine

      Aramıza giriyor bu şehirler
      İstanbul ve kin el ele
      Karlı gözlerimi güneşi eritiyorken
      İstanbul beni deneme
      İzini bırakıyorsun odama niye?
      Bi’ var bi’ yoksun bu mu hediye?
      Gören de soruyor “bu deli mi?” diye
      Oysa başıma taç yaparım “gitme” diye
      Suya hasret bi’ güle güldürme beni
      Üzerine bi’ başka tanımadım
      Geliyorum yanına ki adım adım
      Bi’ soyad yanında adın adım
      Beni yaz gibi bil, kış uzak olur
      Bi’ yol düşün içi tuzak dolu
      Geliyorum dilersen uzat yolu
      Kolayı yalan aşk sever zoru
      Ama gerçeğim, ne masalı?
      Yastığa değil gece bana sarıl
      Seni tek çizip yüreğime dek asarım
      Yastığa değil gece bana sarıl
      Sana inceden hallice aşığım kadın
      Kirlenme diye tüm yolları yıkadım
      Şifası yok! İçimde sen diye inadın
      Haricin herkese kulağımı tıkadım

      Aramıza giriyor bu bölgeler
      Marmara pusuyor bi’ gölgede
      Sana koşuyorum, acı da erkete
      Huzur, elimde duran bi’ reçetede
      Aşılar yaramıyor şifan benim
      Umuduyum aşk için ölenlerin
      Bu yoldan dönen bi’ kahpedir
      Sana sevgim sevgisi annemin
      Bu da yaramıyorsa gerisi boştur
      Uğruna çok ateşe koştum
      Hatta yanıyordum ama hoştu
      Seni sevmemek insani suçtur
      Aşk için ölmenin nesi ayıp?
      Sevgi bi’ göz ben retinayım
      Zengin seviyorsa yoksul da sever
      Çirkin de güzel de seçim ayıp
      Aşk ayağının değdiği her ildir
      Baksana bahçeme nur indi
      Taşıyorum vefayı sırtımda vinç gibi
      Tut! Zaten ümit içime zor indi
      Sana inceden hallice aşığım kadın
      Çok kızgınım, sana değil
      Eteğine gelen taşı dar edeyim
      Yüzüm asık, sensiz bi’ karedeyim


    • Ağlama, bu günler gelirde geçer babam
      Ağlama, bu dertler elbet biter babam
      Ocaksız köylerimde, dumanlar tüter elbet
      Ben yandım, sen yanma allah aşkına
      "burda, bu şarkımı söylerken,
      Benim türkiye'de yaşadığım çok zor günlerde,
      Bir merhabasını istediğim, fakat o merhaba'yı benden
      Esirgeyen
      Ulusal anlamda bu kaderi paylaştığım,
      Bütün arkadaşlarıma ve dostlarıma
      İnce bir sitemdir…
      Umarım,
      Beni anlarlar"
    • Şarkı değil fakat bunu da paylaşmak istedim. Hepinizin ah ulan rıza diyebileceği bir dostunuzun kardeşinizin olması dileğiyle..

      Neyse, bunlar derin mevzu...
      Anlaşıldı, bu herif artık gelmeyecek.
      Ufaktan yol alayım
      Anam evde yalnız, şimdi merağından ölecek!.
      Gittim, vurup kafayı yattım;
      Rüyamda gördüm, gülümseyerek geldiğini.
      Ne bilirdim, yolda kamyon çarpıp
      Hastaneye kavuşmadan can verdiğini!.
      Vay be Rıza!.
      Sonunda sen de düşüp gittin Azrail'in peşine!
      Dün, boşuna günahını almışım,
      Ne olur, kızma bu kardeşine!
      Öğlen kahvede söylediler, Rıza öldü, dediler
      Ne kolay söylediler!
      Sanki dev bir taş ocağını
      Kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler!
      Ah dostum... o kocaman gövdene
      O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?
      O zalim tabutun tahtalarını
      Senin üstüne nasıl böyle çivilediler?
      Yani sen şimdi gittin, yani yoksun,
      Yani bir daha olmayacak mısın?
      Yani bir daha borç vermeyecek,
      Bir daha bira ısmarlamayacak mısın?
      Peki, beni kim kızdıracak,
      Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?
      Peki, beni bu köhne dünyada
      Senin anladığın kadar kim anlayacak?
      Ulan Rıza... ne hayâllerimiz vardı oysa,
      Ne acayip şeyler yapacaktık...
      Totoyu bulunca dükkân açacak,
      Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık.
    • Sen hiç görmedin
      Su vermeye benzedik
      Plastik çiçeklere
      Hiç görmedin
      Sen hiç görmedin
      Dans ettik durmadan
      Kırık camlar üstünde
      Sen öyle
      Sana benzeyen her şey gibi
      Erirken avuçlarında ben
      Unutuyorum
      Hoşçakal
      Olacaklar sensiz olsun
      Daha durmam boşluklarında ben
      Unutuyorum
      Hoşçakal
      Olacaklar sensiz olsun
      Daha durmam boşluklarında ben
      Unutuyorum
      Sen hiç görmedin
      Baştan böyle yazılmış
      Yok kimsesi kimsenin
      Hiç kimsenin ...
      Sen hiç görmedin
      Sonu baştan yazılmış
      Bitti, bitti, bitti kelimelerim
      Sen öyle
      Sana benzeyen her şey gibi
      Erirken avuçlarında
      Ben unutuyorum
      Hoşçakal
      Olacaklar sensiz olsun
      Daha durmam boşluklarında ben
      Unutuyorum
      Hoşçakal
      Olacaklar sensiz olsun
      Daha durmam boşluklarında ben
      Unutuyorum
      Hoşçakal
      Olacaklar sensiz olsun
      Daha durmam boşluklarında ben
      Hoşçakal
      Olacaklar sensiz olsun
      Daha durmam boşluklarında ben
      Unutuyorum
      Unutuyorum
      Bu bir oyun da olsa Herkes yerini ve Haddini bilecek.
      Sonra Muhattabımız olursunuz...
      Sevgilerle Rokin...
    • Ahh güneş burada da var
      Taki batana kadar
      Yıldızlar yine parlar
      Şafak atana kadar
      Bilsen şimdi nerdeyim
      Çılgın gecelerdeyim
      Uzun bir seferdeyim
      Gücüm yetene kadar
      Gonca güllerim vardı
      Burcu burcu kokardı
      Rengi soldu sarardı
      Sevip tutana kadar
      Ahh bir yağmurki dinmiyor
      Fener söndü yanmıyor
      Yüreğim dayanmıyor
      Hasret bitene kadar
      Yüreğim dayanmıyor
      Hasret bitene kadar
      Bilsen şimdi nerdeyim
      Çılgın gecelerdeyim
      Uzun bir seferdeyim
      Gücüm yetene kadar
      Gonca güllerim vardı
      Burcu burcu kokardı
      Rengi soldu sarardı
      Sevip tutana kadar
      Bilsen şimdi nerdeyim
      Çılgın gecelerdeyim
      Uzun bir seferdeyim
      Gücüm yetene kadar
      Gonca güllerim vardı
      Burcu burcu kokardı
      Rengi soldu sarardı
      Sevip tutana kadar
      Bilsen şimdi nerdeyim
      Çılgın gecelerdeyim
      Uzun bir seferdeyim
      Gücüm yetene kadar
      Gonca güllerim vardı
      Burcu burcu kokardı
      Rengi soldu sarardı
      Sevip tutana kadar
      Bilsen şimdi nerdeyim
      Çılgın gecelerdeyim
      Uzun bir seferdeyim
      Gücüm yetene kadar
      Gonca güllerim vardı
      Burcu burcu kokardı
      Rengi soldu sarardı
      Sevip tutana kadar

      Kilis' in sıcağı gelir bu şarkıyla aklıma
      Nöbet yerinde son ses açar
      Normal şartlarda asla şarkı söyleyemeyecek olan biz avazımız çıktığı kadar bağırarak bu şarkıyı söylerdik.
      Tam da şarkının dediği gibi 'bilsen şimdi nerdeyim'
      Türkiye'nin en ucunda yapayalnızdık.







      sponsored by sudafed, nurofen and apranax fort.
    • Bugün bu yeryüzü neden senin yüzün?
      Neden benim yüzüm yerde?
      Neden benim yüzümdendi?
      Neden gülüp geçmedin?
      +Neden mi istiyorsun fakir rapçi?
      +Bi diploman bile yokken bi genç kızı taciz ettin.
      -Neyle?
      +Aşkla, şimdi durumu açıkla!
      -Koşmak, hayal kurmak olur dizlerinde balçıkla
      -Battığım bi ütopya var şimdi
      -Hangi hikayeyi ezberleyim kitapları açıpta?
      Aptal ile tartışmaya girme, dışarıdan bakan farkı anlayamaz.

      Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep.
      Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır.
      Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir.
      İnsan ayrılığı yapmamaktır, aşırılığa gitmemektir.
    • Uslandın şehirdeki girdaptan boğuldun velhasıl
      Söyle sana pencerenden etine saplanan güneşten başka ne lazım?
      Bakma bana ben fırtına biçmek için rüzgar ekerim
      Hiç düşündün mü, bir manası var elbet çayla gelen iki küp şekerin?

      Tamam yaşamak pek iç açıcı değil şu zaman burkuldun
      Ama kabûl et sen de farkettin yağmurun nasıl büyüdüğünü yutkundun!
      İsterdim bir yağmurdan artakalan koku şu şarkıya sığsın
      Şimdi sana sigaramdan yüz bularak soruyorum, nasılsın?

      Ben fena değilim sadece biraz laçka!
      Elimden gelen yok hastane kapısında eline şiirler tutuşturmaktan başka
      Bir de geceleri uyku tutmuyor, sabahı zor ediyorum
      Ulan bu öfke denen illet var ya, dişlerimi sıkıyorum!

      Bazısı beyhude diklenir şu dünyaya hah! ne diyeyim?
      Kızıyorsun evet biliyorum ama işte ben onlardan biriyim
      Olsun be, tutun yıkılma sakın hep ayakta kal, diren!
      Ben mesela oturup sana böyle bir mektup yazdım ismi kangren
      Aptal ile tartışmaya girme, dışarıdan bakan farkı anlayamaz.

      Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep.
      Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır.
      Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir.
      İnsan ayrılığı yapmamaktır, aşırılığa gitmemektir.
    • Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli
      Mevsimler geldi geçti görüşmeyeli
      Hiç haber göndermedin o günden beri
      Yoksa bana küstün mü unuttun mu beni
      Dün yine seni andım gözlerim doldu
      O tatlı günlerimiz bir anı oldu
      Ayrılık geldi başa katlanmak gerek
      Seni çok çok özledim arkadaşım eşek
      Arkadaşım eş arkadaşım şek arkadaşım eşek


      Yaban tayları çayırda tepişiyor mu
      Çilli horoz kedilerle dövüşüyor mu
      Sarıkız minik buzağıyı sütten kesti mi
      Kuzularla oğlaklar sevişiyor mu
      Uzun kulaklarını son bir kez salla
      Tüm eski dostlarımdan bir haber yolla
      Ayrılık geldi başa katlanmak gerek
      Seni çok çok özledim arkadaşım eşek
      Arkadaşım eş arkadaşım şek arkadaşım eşek
    • Gün doğdu, hep uyandık
      Siperlere dayandık
      İstiklalin uğruna da
      Al kanlara boyandık.


      Sandılar Türk uyudu
      Ata cenge buyurdu
      Türkün asker olduğunu
      Dünyalara duyurdu.


      Ülkemiz Türk ülkesi
      Aşık eder herkesi
      Üstümüzden eksilmesin
      Al bayrağın gölgesi.